Kentsel Dönüşüm Nedir?

6306 sayılı Afet Riskli Yapıların Yenilenmesi hakkında kanuna bağlı olarak, şehirdeki ve kentlerdeki afetlerde ağır hasar riski barındıran alanlar tespit edilerek daha yaşanabilir hale getirilir.

Ülkenimizin dört bir yanındaki şehir ve köylerde bulunan, yıkılma ve ağır hasar alma riskine sahip yapıların; devletin temin ettiği yapım kredisi, kira desteği, belediye harç ve vergi avantajlarından da faydalanarak yeniden inşa edilmesini öngörür.

Kentsel dönüşümün; ekonomik ilerlemeyi ve kentsel gelişimi teşvik etmek, afetlere karşı güven ortamı yaratmak, ortak alanları korumak, kaçak yapılaşmanın önüne geçmek  gibi pek çok hedefi ve faydası vardır. Kentsel dönüşüm tam anlamıyla kentsel yenilenmeyi amaçlar.

Riskli Yapı Nedir?

Riskli Yapı: “Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı bilimsel ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapı” olarak tanımlanmıştır. 6306 Sayılı Kanun’un uygulama Yönetmeliği’nde ifade edildiği üzere, riskli yapı tespiti için 2007 Deprem Yönetmeliği kriterleri dikkate alınmış, 2013 yılı Temmuz ayından itibaren ise “Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar” yürürlüğe konmuştur. Bina yüksekliği 25 metre veya zemin döşemesi üstü 8 katı geçen betonarme ve yığma binalarda bu yönetmelik yerine 2007 Deprem Yönetmeliği esasları uygulanır.

Kentsel Dönüşüm Riskli Yapı Nasıl Anlaşılır?

Bakanlıktan alınmış ruhsatı olan risk tespit kuruluşları, bir yapının riskli olup olmadığının tespitini yapar. Avrasyam Grup olarak biz de kentsel dönüşüm yapan firmalardan birisiyiz.

Bu konuyla ilgili yönetmelik 6.03.2007 tarihli, 26454 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Yönetmelik usulünce, yapının ekonomik ömrü sona ermiş ise veya depremde yıkılma ya da yüksek hasar alma riski barındırıyorsa, yapı riskli olarak kabul edilir ve gerekli işlemlere başlanır.

Bakanlar Kurulu kararıyla rezerv ya da uygulama alanı kabul edilen bölgelerdeki yapılar riskli olarak değerlendirilir. Mal sahipleri müracaat etmediği takdirde Bakanlık ya da Belediye risk tespitini gerçekleştirebilir.

Risk Tespitinin Ardından Yapılması Gerekenler Nelerdir?

Eğer sahip olduğunuz bina “riskli yapı, rezerv alanı” grubuna dahil edildiyse, binanızın yıkılması zorunludur. Mal sahipleri risk tespitiyle ilgili itirazını tespitten hemen sonra on beş iş günü içerisinde Bakanlığa iletebilir. Bilirkişi heyeti tarafından verilen karara karşı mahkemeye başvurulması da mümkündür.

Risk tespitinin kesinleşmesinin hemen ardından, yapı sahiplerine yapıyı yıktırmak için 60 gün mühlet verilmektedir. Eğer 60 gün içerisinde yapı yıkılmazsa, yıkım kamu iştirakları tarafından yapılacak masrafı maliklerden talep edilecektir. Böyle bir durumda bina malikleri, tapuda bulunan hisseleri oranında arsa hissedarı sayılırlar.

Arsa hissedarlarının üçte iki çoğunluğunun onayıyla binanın kime, hangi paylaşımla inşa ettirileceği, Bina Ortak Karar Protokolü nezdinde kararlaştırılır. Söz konusu protokole uyum sağlamayan maliklerin hisseleri, mezat ile başka ortaklara satılır. Eğer bahsi geçen satış için bir alıcı çıkmazsa, Bakanlık hisseleri kamulaştırarak satın alır.

PROJE GALERİSİNE GÖZ ATIN

Binanız İçin Kentsel Dönüşüm Mü Yaptırmak İstiyorsunuz?